TAHA AKYOL CHP-PKK İLİŞKİSİNİ SORGULAMALIDIR!


Bu makale 2017-02-28 18:12:23 eklenmiştir.
Yıldıray ÇİÇEK

 

 

Taha Akyol… 

1980 öncesi MHP'li bir yönetici, 1980 sonrası ise iktidarda kim varsa ona yakın olmuş bir hukukçu ve yazar… AKP'yi kurulduğu günden bu yana bir hayli destekledi ama son yıllarda iktidarla mesafeli…

Kendisi şimdi siyasi arayış içinde. Bir arada MHP'de olağanüstü kongre yapma gayreti verenlere köşesinden destek veriyordu. Anayasa Mahkemesi'nin geçmişte CHP kongreleri hakkında emsal kararları olmasına rağmen, emekli olmuş Haşim Kılıç'la kafa kafaya verip MHP kongresi hakkında yeni yeni kararlar çıkarmaya bile çalışmışlığı vardır.

Hatta o dönem "Hiçbir aday cemaatle bağlantılı değil. Siyaset yaptığım dönemden hepsi ile tanışıklığım var. Cemaat bağlantısı söylentiden ibarettir" açıklaması yaparak aklınca aklama yarışına da girmiştir.

Terör örgütü önderi Fethullah Gülen'in MHP Genel Başkanı adaylarından biri için "Onu koruyun. Ona sahip çıkın" diye FETÖ üyelerine talimatları ortaya çıkmışken, Zaman Gazetesi'nde tam sayfa yazarlık yapan MHP Genel Başkan adayları söz konusu iken, FETÖ'nün en karanlık adamı Emre Uslu'yu dergisinde, web sayfasında yazar yapan, FETÖ'den tutuklu Mümtazer Türköne'nin evinde kapı ardında saklanırken yakalanan MHP Genel Başkan adayları ortada iken Taha Akyol'un bu işgüzarlığına ne söylenir ki?

Başkasını "cemaatle bağı yok" diye aklamaya çalışan Taha Akyol'un kendisinin cemaati öve öve bitiremediği yazılar arşivde duruyor.

Taha Akyol'u bu sebeplerden dolayı köşemize konu etmedik. Asıl konu geçtiğimiz hafta yazdığı bir yazısıdır.

"PKK Hayır Diyor" başlığı altında şu cümleyi yazmıştı: PKK'ya bakarak konum tayin etmenin, insanlara "çizgi" atmanın ne kadar yanlış olduğunu görüyor musunuz?

***

İşin tuhaf yanı bu algıyı şuan referandum atmosferine yerleştiren CHP olmuştur. Son yıllarda PKK ile hareket eden CHP ilginçtir "Referandumda Evet çıkarsa Türkiye bölünecek" propagandası yapmaktadır. Doğal olarak bu propaganda üzerine, CHP-PKK ilişkisi ve PKK'nın referandum duruşu sorgulanmaktadır.

PKK'nın kapatılan televizyon kanalında "Anayasanın 2. Ve 3. Maddesini değiştirelim", CHP kongresinde "Özerkliği getireceğiz", bir televizyon programında "ABD tipi başkanlık sistemini getirin destekleyelim" diyen, Apo ve PKK paçavraları altında HDP-CHP mitingi yapılmasına müsaade eden Kemal Kılıçdaroğlu, "AKP-MHP ülkeyi bölecek" diyorsa doğal olarak yoğunlaşma bu konu olmaktadır.

PKK'nın tüm Kandil sorumluları, HDP'nin tüm yöneticileri, Avrupa'daki tüm temsilcileri "Hayır" açıklaması yapmışsa ve CHP'de her konuda PKK-HDP birlikteliğini sürdürüyorsa elbette bu manzara değerlendirilmek durumundadır.

Açıklama yapan tüm PKK'lı teröristler, tüm HDP'liler zaten Anayasa Değişikliğinde MHP'nin etkisi ve katkısı olmasına çıldırmaktadır. Sosyal medyada varolan tüm videolarına bakın hepsi bunu vurgulamaktadır.

12 Eylül 2010 referandumunda "EVET" oyu veren terör örgütleri PKK ve FETÖ şimdi "HAYIR" demektedir.

Teröristbaşı Fethullah Gülen'in "Gerekirse mezardakileri kaldırın Evet oyu kullansınlar" ifadesi ve teröristbaşı Öcalan'ın Akşam gazetesinde çıkan röportajındaki "BDP'nin boykot kararı olmasaydı sizin deyiminizle 'Kürtler kendilerini doğrudan ilgilendiren bir husus barındırmayan' bu anayasa paketine 'Evet' der miydi?" şeklindeki soruya "Biz Türkiye Cumhuriyeti'ne, devletine ve hükümetine demokratik çözümü, demokratik anayasayı dayatmak için boykot kararı aldık, doğrudur. Biz isteseydik bu referandumu kesin kaybederlerdi. Biz 'Hayır' deseydik, bu değişiklik paketinin geçmesi imkânsız hale gelirdi. Erdoğan'a son bir şans verdik, bunu iyi görmesi gerekir. Umarım bundan sonra demokratik anayasa ve demokratik çözüm konusunda olumlu gelişmeler olur." Şeklindeki cevabı buna dair örneklerdir.

Türkiye'nin geleceğini ilgilendiren değişikliklerde elbette Türkiye düşmanlarının tutum ve davranışları dikkate alınmalıdır. 

Taha Akyol burada konuyu bu şekilde genişletmesi gerekirken, sebep ve sonuç ilişkisini değerlendirmeden "PKK'ya göre konum belirlemek yanlış" ifadesi de başlı başına yanlıştır. Ana muhalefet partisi CHP, PKK ile yol haritası belirliyor ve buna rağmen başkasını suçluyorsa, bu sorgulanmayacak mı?

Keşke terör örgütleriyle hareket eden siyasi partiler olmasa ve her şey Anayasa değişikliği etrafında değerlendirilse ama görüldüğü gibi Türkiye'nin görmezlikten gelinemeyecek gerçekleri de ortadadır.

Taha Akyol bir yazısında CHP'nin son 2-3 yıldır niçin HDP ile birlikte hareket ettiğini, PKK'nın çizgisinde niçin politika belirlediğini irdelemelidir. CHP AKP'nin bıraktığı HDP'den ne gibi bir fayda beklemekte, PKK ile aynı çizgide yürümenin Türkiye'ye faydası ne olacaktır, Taha Akyol enine-boyuna bunları sorgulamalıdır.

Aksi halde yazıları yavan kalmaktadır.

Taha Akyol'un yazısı içindeki "Evet veya hayır oyları arasında vatanseverlik ayırımı yapılamaz." sözleri doğrudur. Ama olayı tam anlatmaya yetmemektedir. Bir nevi de PKK ile hareket eden CHP'yi masumlaştırmaktadır.

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
E-Mail Bülten Kaydı
Anket
Cesur Gazete
© Copyright 2013 CesurGazete.com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
Dost İnternet Siteleri
Milliyetçi Hareket Partisi
Dost İnternet Siteleri
Yıldıray Çiçek Yazıları
Dost İnternet Siteleri
Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı
Dost İnternet Siteleri
Emre Çakır Yazıları
Dost İnternet Siteleri
Ortadoğu Gazetesi
escort bayan sex Olgun Sex escort escort sex izle sikiş porno izle porno türk porno escort bayan giresun escort kars escort bayan escort malatya escort porno sex izle