TÜRKİYE VE ZORUNLU HALE GELEN HÜKÜMET SİSTEMİ DEĞİŞİKLİĞİ


Bu makale 2017-02-16 01:09:48 eklenmiştir.
İsmail ÖZDEMİR

Türkiye siyasi açıdan önemli bir dönemin içerisinde bulunuyor ve bu dönem kuşkusuz ki bu dönem belki de önümüzdeki yüzyılı içte ve dışta nasıl şekillendireceğimiz sorusuyla doğrudan alakalı olacaktır.

Tarih sahnesinde var olduğu günden bu yana töresini esas edinerek hür bir şekilde yaşamış olan ve devletsiz kalmamış olan Türk Milleti, şimdiye kadar pek çok yönetim sistemini kendi ihtiyaçları ve yine içerisinde bulunduğu zamanın koşulları gereğince yaşadı.

En küçük teşkilatlanma yapılanmasından başlayan yönetim ve karar alma mekanizması, ilerleyen ve gelişerek büyüyen dönemlerdeyse devlet idaresinin karar alma organlarında "kurultay" gelenekleriyle kendisini göstermiştir.

"Divan" geleneğine benzer uygulamalar büyük Türk Devletlerinin çoğunda kendisini gösterse de, Selçuklu ve Osmanlı ile devam eden devlet geleneğinde en üst düzey karar alma organı olarak öne çıkmıştır.

Bu gelişim süreçlerinin hepsinin, içerisinde bulunulan dönem itibarıyla ihtiyaçları karşılamaya yönelik, sağlıklı karar alma mekanizmalarını hayata geçirebilme amacını taşıdığı aşikârdır.

Nitekim demokrasi ve meclis sisteminin Türk Milleti nazarında görülmeye başlandığı ilk dönem ise 1800'lü yılların son çeyreğinde kendisini göstermiş, gelişim sürecini İstiklal Harbi'ni veren kadrolar vasıtasıyla Meclis-i Mebusan'dan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne kadar taşıyarak, İmparatorluk bakiyesinin üzerine yeni ve güçlü bir devlet kurma başarısıyla sürdürmüştür.

Süregelen Türk idari anlayışının tarihsel serüveninin iç ve dış koşullar itibarıyla devleti ayakta tutmak, milleti daha hür, zengin ve müreffeh kılmak amacını taşıdığıysa Türk töresinin ve devlet felsefesinin bir ürünüdür.

Bu bakış açısıyla yönetim sistemi değişiklik gösterse de Türk Devlet Felsefesinin "insanı yaşatmak, devleti ebed müddet kılmak" ilke ve ülküsünden asla kopmadığını ifade etmek gerekir.

Devlet kendi yönetim sistemini, erklerin ya da temsil makamının sahiplerince daima milletin ve çağın koşullarını, ihtiyaç ve gerekliliklerini düşünerek hayata geçirmiş, bu anlamda itirazlar olsa da umumun çıkarını daima göz önünde bulundurmuştur.

Bu nedenle şimdiye kadar Türk tarihinin hiçbir döneminde "diktatör" çıkmamıştır!

Zira Türk Milletinin kendi yapısı ve düşüncesiyle beraber, devlet felsefinde var olan birikimin buna asla müsaade etmediği yine tarihsel gerçekler ışığında söylenebilecek olan açık bir gerçekliktir. Bundan sonrası içinde hiçbir dönemde diktatörlük gibi Türk'ün tarihinde, kimliğinde ve genlerinde olmayan bir yapının ortaya çıkması söz konusu olmaz.

Bu nedenle günümüzde var olan son Türk Devleti, Türkiye Cumhuriyeti'nin hükümet sistemini değiştirmeyi esas edinen çalışma ve çabaları doğru okumak gerekir.

Öncelikle içerisinde bulunduğumuz koşulların iç ve dış dinamiklerini yerinde tahlil etmeli, uğraş verilen çabaların neyi amaçladığı ve dahası geleceğin düşünülerek hayata geçirilmeye çalışıldığı unutulmamalıdır.

TBMM'de kabul edilerek, millet onayına sunulmak üzere referanduma götürülecek olan çabaların siyasi ayağında var olan nedenleri çok yönlü tartışmak elbette mümkündür ancak bu tartışmaların Türkiye'ye siyasi zeminden başlayan hukuksuzluklar, ardından toplumsal seviyeye de sirayet edecek tarzda gerginlik ve kutuplaşmalar yaratması gelecek konusundaki sağlıklı işleyen bir yönetimin varlığını sorunlu hale getirmektedir.

Uzlaşı kültürünün günden güne kaybolduğu, Türkiye'ye karşı iç ve dış tehditlerin artmış olduğu bir dönem içerisinde yönetimsel anlamda yaşanabilecek krizin önüne geçilmesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin devamlılığı açısından zorunlu olan şartları her hali ile önümüze getirmiştir.

Bu anlamda olağan değil, tam tersine olağan üstü bir dönemin içerisinden geçtiğimiz sadece son birkaç yılda sürekli atıf yaptığımız gibi iç ve dış alanlarda yaşanan gelişmeler ışığında sabittir ve açıktır.

Sınırların değiştirilmek istendiği, ülkeler arasındaki sıcak çatışma ve savaş ikliminin git gide ihtimal oranını artırdığı, bölücülüğe dayalı terör eylemlerinin hiç olmadığı kadar çeşitlenerek yükselme gösterdiği bir zaman içerisinde, olan bitenlerin tam da merkezinde bulunan Türkiye'yi, "suhulet ve uhuletle" mevcut durumdan çekip çıkararak, şartların ağırlığını omuzlayacak, yönetimsel kriz olasılığını ortadan kaldıracak, ancak en önemlisi millet iradesine ket vuracak her türlü girişme geçit vermeyecek bir yönetim mekanizmasının kurulması zorunluluğu artık karşımıza gelmiştir.

Kuşkusuz bu süreç bir çırpıda olup biten eylemler sebebiyle yeni yaşanmış şartların karşımıza sunduğu bir sonuç değildir. 

Anayasa değişikliği konusunda işaret fişeğini yakarak, Türkiye'nin sorunlarla dolu bir zaman diliminden başarıyla çıkabilmesi ve dahası dışarıda esen sert rüzgârlarla "büyük bir küresel buhranın" yaklaştığının görülmesiyle çıkış yapan MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli, geride bıraktığımız hafta mecliste düzenlenen grup toplantısındaki konuşmasındaki bu süreci çok açıklayıcı ve yerinde bir tespitle ilan etmiştir.

MHP'nin şimdiye kadar gelinen ve nihai ayağı 16 Nisan günü yapılacak olan referandumda, milletin tercih ve kararıyla belirlenerek Türkiye'nin hükümet sistemini yeniden ele alma gerekçelerini üç önemli kırılma noktasıyla izah eden Sayın Devlet Bahçeli, bunların: 

1-21 Ekim 2007 tarihinde anayasa değişikliği referandumuyla Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi,

2-10 Ağustos 2014'de yapılan ve ilk kez doğrudan halkın iradesiyle gerçekleştirilen Cumhurbaşkanı seçimi,

3-15 Temmuz FETÖ darbe kalkışmasının toplumsal ve siyasal alana yüklediği mecburi durum muhasebesi ve tarihi sorumluluklar,

olduğunu söylemiştir.

Hakikaten birbiri ile doğrudan bağlantılı olan bu üç durumun Türkiye'de yönetimsel anlamdaki tartışmaların neden ve sonuçları arasında geldiği ortadadır. 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
E-Mail Bülten Kaydı
Anket
Cesur Gazete
© Copyright 2013 CesurGazete.com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
Dost İnternet Siteleri
Milliyetçi Hareket Partisi
Dost İnternet Siteleri
Yıldıray Çiçek Yazıları
Dost İnternet Siteleri
Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı
Dost İnternet Siteleri
Emre Çakır Yazıları
Dost İnternet Siteleri
Ortadoğu Gazetesi
escort bayan sex Olgun Sex escort escort sex izle sikiş porno izle porno türk porno escort bayan giresun escort kars escort bayan escort malatya escort porno sex izle