Mersiyehanlığın devamı için sevda lazım

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görülen İstanbul ağzı mersiyenin son temsilcisi 73 yaşındaki Celal Yılmaz, bu geleneğin devam etmesi için gençlere eğitim veriyor.
Bu haber 2015-01-12 12:04:41 eklenmiştir.
Her türlü şikayet için E-Mail : cesurgazete@gmail.com

İstanbul ağzı mersiyenin son mümessili olan Türkiye'de Enderun tavrı ile cami musikisi formlarını ilerleyen yaşına karşın icra etmesi itibarı ile 2014 Yılı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görülen hafız Celal Yılmaz, Tasavvuf musikisinde aşırı sayıda bestesi olan ve dergah tavrı ile musiki icra eden Sebilci Hüseyin Efendi'nin de yaşayan tek öğrencisi. 

Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bolu'nun bir köyünde dünyaya geldiğini, o vakitler bölgesinde okul olmadığını, 11 yaşına kadar çobanlık yaparak ailesinin geçimine katkıda bulunduğunu anlattı.

Daha sonra babasının kendisine köyde kalıp çobanlığa devam etmesi ve ya eğitim alması biçiminde iki alternatif sunduğunu dile getiren Yılmaz, şöyle konuştu:

'Babam okumamı istiyordu. Ben de okumayı tercih ettim. İlk şekilde şehirdeki bir Kur'an Kursu'nda ders aldım. Daha sonra beni Mudurnu'ya gönderdiler. Orada da bir sene Kur'an-ı Kerim ve hafızlık dersleri aldım. Hocam, 1952'de beni İstanbul'a getirdi. Gözümü açtım, Üsküdar İskele Camisi'nin önündeyim. Önümde iri bir deniz. 'Acaba bu deniz nasıl geçilecek' diye düşünürken bir baktım karşı kıyıya geçmişiz. Burada 1954'te hafızlığımı tamamladım.'

İlkokulu bitiremediği için imam hatip okuluna gidemediğini söyleyen Yılmaz, '1961'de askere gittim. 1965'te bir sınava girdim ve 700 insanın içerisinde birinci oldum. Allah olanak verdi. Böylece Beylerbeyi İskele Camisi'ne müezzin oldum' dedi.

Yılmaz, 4 çocuk ve 12 torun sahibi olduğunu anlatarak, 'Daha sonra ilkokul imtihanını verdim. Dışarıdan imam hatip okuluna devam ettim ama 3 dersten kaldım. Hala imam hatibi bitiremedim' diye konuştu. 

'Mersiyehanlığın devamı için sevda lazım'

Tasavvuf musikisinde aşırı sayıda bestesi de olan ve dergah tavrı ile musiki icra eden Sebilci Hüseyin Efendi'nin yaşayan tek öğrencisi olduğunu, tasavvuf sevdasının hocası yardımı ile başladığını anlatım eden Yılmaz, şunları kaydetti:

'Bu işin sırrı, Sebilci Hüseyin Efendi'deydi. O, bize aktardı ve bu sevda başladı. Bambaşka bir şey, anlatılması takat bir sevda bu. Otuz yıla yakın Kasımpaşa'da Camiikebir'de görev yaptım. Bu arada muharremiyeler başladı. Muharremiyelerde, mersiye okunur. Mersiye, Habil ve Kabil ile başlamıştır. Mersiye, kalem ile yazılır, dille anlatılır, name ile de nakşedilir. Ben Mersiyehanlık geleneğiyle bugüne kadar geldim. Şimdi bu işe yatkınlık yok. Eğitim verdiğim birkaç genç var. Bana 'Mersiyehanlık seninle bitiyor' diyorlar. Ben buna aşırı üzülüyorum. Mersiye okurken, sözleri, nameleri, kıraati müsait yapacak, sözlerle anlatılmak isteneni cemaate aktaracaksınız ve cemaatin sesi, sözü dikkatle takip etmesini sağlayacaksınız. Bu geleneğin devam etmesi için sevdalı olacaksınız, Ehl-i Beyt'i seveceksiniz.'

Celal Yılmaz, hafız olduğunu, gazel ve mevlit de okuduğunu belirterek, 'Mersiye okurken öyle vaziyetler yaşanıyor ki bağıran, çağıranlar içinde gözyaşı dökerek okuyorum. Bu duyguyu yaşayamazsınız, mevlithan olamazsınız. Sadece düzeyi bir ses olur. Bir mesaj veremezsiniz ama maksat, mesaj vermektir' dedi.

Mersiye okunurken enstrüman kullanılmaması gerektiğini söz eden Celal Yılmaz, mersiyenin ölüm bu şeklinde acı olayların peşinden söylendiğini, kederli bir günde de çalgı çalınmayacağını aktardı.

Ezanı duyan içkiyi bırakıyor

Müezzinlik yaptığı zamanlarda okuduğu ezandan oldukça çok insanın etkilendiğine dikkati çeken Yılmaz, 'Bir kadın anlattı, bir grup, kahvede kumar oynuyor. Sonra ezan başlıyor. Aralarından biri, 'Atın kağıtları Celal okuyor' diyor. Bunun dışında sarhoş olanların çoğunun ezanın bereketiyle içkiyi bıraktığına tanık oldum. Bir arkadaşım, otobüs durağında ezanı dinlemek için beş otobüsü kaçırdığını anlattı' ifadelerini kullandı.

Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'nün kendisi için sürpriz olduğunu kaydeden Yılmaz, 'Böyle bir mükafat aklımın ucundan geçmiyordu. Haberlerde gördüm. 'Ben miyim acaba gerçekten' diye düşündüm. Tarihte bizim sahamıza böyle bir mükafat verilmedi. İlk kez bize layık gördüler' diye konuştu. 

ETİKETLER : Kültür Turizm Mersiyehanlık
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Kültür-Sanat haberleri
Köşe Yazarları
E-Mail Bülten Kaydı
Anket
Cesur Gazete
© Copyright 2013 CesurGazete.com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
Dost İnternet Siteleri
Milliyetçi Hareket Partisi
Dost İnternet Siteleri
Yıldıray Çiçek Yazıları
Dost İnternet Siteleri
Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı
Dost İnternet Siteleri
Emre Çakır Yazıları
Dost İnternet Siteleri
Ortadoğu Gazetesi
escort bayan sex Olgun Sex escort escort sex izle sikiş porno izle porno türk porno escort bayan giresun escort kars escort bayan escort malatya escort porno sex izle