Hayatını Selçukluyu araştırmaya adadı

Geçirdiği trafik kazası sonrasında İslam coğrafyasını yürüyerek gezmeye karar veren sanat tarihçisi Duggan, yerleştiği Antalya'da Selçuklu eserlerini araştırıyor.
Bu haber 2015-01-05 12:04:41 eklenmiştir.
Her türlü şikayet için E-Mail : cesurgazete@gmail.com

Geçirdiği seyrüsefer kazasının arkasından İslam coğrafyasını yürüyerek gezmeye karar verici ve 5 bin 500 kilometre yol kateden sanat tarihçisi Mikail Duggan, yerleştiği Antalya'da Selçuklu eserlerini araştırıyor.

Yaklaşık 25 yıldan bu güne Antalya'da yaşayan İrlanda asıllı İngiliz vatandaşı Mikail Duggan, Antalya'daki Selçuklu eserlerini ortaya çıkarmak için çalışıyor. Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü öğretim görevlisi bulunan Duggan, bilhassa Anadolu'daki ilk devir İslam eserlerini inceliyor.

1986'da Manchester Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü'’nden mezun bulunan Duggan, Fransa'da geçirdiği bir seyrüsefer kazası sonrasında bacaklarından yaralanır. Duggan, hastanede yatacağı süreçte Büyük İskender'in yaşadığı toprakları ve İslam coğrafyasını incelemeye karar verir. 1988 yılında Selanik'ten başlayarak  Mısır, Tunus başta olmak üzere İslam coğrafyasının belirli şehirlerini yürüyerek 5 bin 500 kilometre kateden Duggan, İslam dinini de araştırarak Müslüman olur. Türkiye'nin muhtelif illerini de gezen Duggan Antalya'ya yerleşerek İslami dönemle ilgili inceleme ve incelemelerini yürütüyor. Son şekilde Antalya'daki Selçuklu eserleriyle ilgili incelemeler yapan Duggan, AA muhabirine, yaptığı çalışmalarla ilgili bilgiler verdi.

Selçuklulara bulunan kocaman hevesi itibariyle bu devleti araştırmaya karar verdiğini söyleyen Duggan, Antalya'daki Yivli Minare Külliyesi, Kırkgözhan, Susuzhan, Ahi Evran Cami ve Aşık Paşa Türbesi bu şeklinde Selçuklu zamanı eserlerini incelediğini söyledi. Daha sonra Konya ve Niğde'deki Selçuklulara ilişkin ciddi eserleri araştırdığını anlatan Duggan, 'Bu eserleri araştırırken İslami süslemeler beni fazla fazla etkiledi. Bu süsleri incelerken de Selçuklu sanatkarlarının saklı birer mesaj verdiğini farkettim. Farsça ve Arapça Selçukluların resmi dili. Ancak onlar fazla fazla daha hususi bir lisan geliştirerek yani sanat dilini geliştirerek Kuran-ı Kerim'i bu biçimde eserlerine aktarmışlar. Yani korumuşlar. Hala bu sanatı ve dilin gizemini çözmek için gayret sarfediyorum' diye konuştu.

-Alaeddin Keykubad'ın gerçek portresi

20 yıldır bu bölgede çalıştığını anlatım eden Duggan, Anadolu'da bugüne kadar görülen en eski portre kabul edilecek bir Selçuklu eserinin Alanya yakınlarındaki Karaköykale civarında yapılan kaçak kazılar sonucunda tesadüfen bulunduğunu söyledi. Minik, kolay görünümlü kurşundan üretilen bu mührün Türk sanat tarihsel için ve en önemlisi İslam Sanat Tarihi açısından yoğun şekilde ciddi bir yapıt olduğuna dikkati çeken Duggan, şöyle konuştu:

'Çünkü bu mührün üstündeki resim Alaeddin Keykubad'ın gerçek portresi. Bu portre o çağda bire bir sultana bakılarak yapılmış. Üzerinde 'Es Sultan El Muazzam Ala Ed-din Dünya Ved-din Keykubat bin Keyhüsrev' yani Keyhüsrev'in oğlu Alaeddin Keykubad dünyanın ve İslamiyetin en kocaman sultanı olduğunu belirten ova mevcut. Arka yüzünde ise ortada arslan tasviri ve bunun etrafında 'Ebul Feth yani Fatih' kelimesi bulunmakta' halinde konuştu.

Antalya Müzesi'nde sergilenen 1221-1227 yıllarında Sivas ya da Konya'da basıldığı düşünülen mührü incelerken Selçuklularla ilgili çok enteresan detaylar belirleme ettiğini söyleyen Duggan, şöyle devam etti:

'O devir eserlerinde Anadolu'daki insan figürleri çekik gözlü resmedilmiştir. Ancak bu mühürdeki gözler çekik değildir. O çağda Anadolu'da yaşayan öteki toplumlardaki yüz hakim. Uzun bir burun var. Karşıya bakan Sultan'ın saçları da topuz şekilde. Bu sebeple şaşırtıcı bir eser. Çünkü o çağda kim düşünebilirdi Selçuklu sultanının, gönderilecek bir mektupta resminin yer alacağını. Bu mühür en erken ve gerçek şekilde oluşturulmuş Selçuklu Sultanı mührü. Bu sebeple hem sanatsal hem de tarihsel anlamda fazla fazla önemli. O dönemle ve o çağın anlayışıyla ilgili bilgiler veriyor'

-Aspendos Tiyatrosu'ndaki Selçuklu izleri

Aspendos Antik Tiyatrosu'ndaki kazılarda Selçuklulara ilişkin ciddi süslemelerin bulunduğunu ve bugün Antalya Müzesi'nde sergilendiğini de anlatan Duggan, Romalılar döneminden kalan tiyatronun Alaeddin Keykubad döneminde restore edilerek bir zaman yazlık şekilde kullanıldığını anımsattı. Duggan, burada bulunan mavi ve siyah renkli çinilerde Allah'ın 99 adının yanı dizi kuş ve muhtelif hayvan figürlerinin yer aldığını vurguladı. Duggan, 'İslamda bu çeşit resimler olmamaktadır diye düşünülüyor. Ancak, Selçuklular bunu ustaca eserlerinde kullanmışlardır. Moğolların Anadolu'yu işgal etmelerinden sonra Anadolu'nun islami fikir yapısında değişmeler olmuş' dedi.

Bundan sonra Selçuklu'yu araştırmaya devam edeceğini de kaydeden Duggan, Antalya ve çevresinin bu konu ile ilgili fazla fazla varlıklı olduğunu anlatım etti. Anadolu'nun Selçuklular çağında kocaman bir hoşgörü merkezi biçimine geldiğini anlatım eden Duggan, 'Türkler, Frenkler (Avrupadan gelen ayrıcalıklı dinlerdeki tacir ve askerler) Rum ve Ermeniler hep birlikte yaşamışlardır. Bu insanlardan oluşan toplum bugün hayranlıkla izlediğimiz eserleri nakkaşhanelerde işleyerek günümüze bırakmışlardır.' diye konuştu.

ETİKETLER : Trafik Kazası Tarihçi Selçuklu Eserleri
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Kültür-Sanat haberleri
Köşe Yazarları
E-Mail Bülten Kaydı
Anket
Cesur Gazete
© Copyright 2013 CesurGazete.com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
Dost İnternet Siteleri
Milliyetçi Hareket Partisi
Dost İnternet Siteleri
Yıldıray Çiçek Yazıları
Dost İnternet Siteleri
Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı
Dost İnternet Siteleri
Emre Çakır Yazıları
Dost İnternet Siteleri
Ortadoğu Gazetesi
escort bayan sex Olgun Sex escort escort sex izle sikiş porno izle porno türk porno escort bayan giresun escort kars escort bayan escort malatya escort porno sex izle